Farklı düşüncelere sahip insanların aynı masa etrafında kalabilmesi, bir toplumun en önemli dayanıklılık göstergelerinden biridir. Mesele herkesin aynı sonuca ulaşması değil, konuşmanın bağını koparmamaktır.
Kent sorunları çoğu zaman tek bir kurumun veya grubun bakışıyla çözülemeyecek kadar katmanlıdır. Esnafın, gencin, uzmanın, yöneticinin ve mahallelinin deneyimi aynı resmin farklı parçalarını taşır.
Dinlemek de bir sorumluluktur
Diyalog, yalnızca söz almak değil; karşımızdakinin neyi neden söylediğini anlamaya çalışmaktır. Bu yaklaşım gerilimi bütünüyle ortadan kaldırmaz fakat ortak çözüm ihtimalini büyütür.
İyi yönetilen bir masa, en güçlü sesin kazandığı yer değildir. Bilginin paylaşıldığı, itirazın kişiselleştirilmediği ve kararın gerekçesinin açıklandığı bir çalışma alanıdır.
Bir arada yaşamanın geleceği, birbirimize rağmen değil birbirimizi duyarak ilerleyebilme becerimize bağlıdır.